Suların Altındaki Mucize: İznik'te Papa ve Patriği Buluşturan Aziz Neophytos’un Kayıp Bazilikası
- Ercan Tanribak
- 13 Tem
- 2 dakikada okunur

Bursa'nın İznik ilçesinde, İznik Gölü'nün suları altında 2014 yılında keşfedilen Batık Bazilika, yalnızca Anadolu'nun değil, tüm Hristiyanlık tarihinin en büyüleyici yapılarından biri olarak Amerika Arkeoloji Enstitüsü (AIA) tarafından o yılın dünyadaki en önemli 10 arkeolojik keşfi arasında gösterilmiştir.
Erken Roma döneminin klasik üç nefli bazilika planında inşa edilen bu anıtsal yapı, Hristiyanlığın yasadışı bir inanç olmaktan çıkıp Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olma yolunda kurumsallaştığı MS 4. ve 5. yüzyıllara tarihlenmektedir.
İznik, bilindiği üzere MS 325 yılında Hristiyanlık dogmalarının, Amentü duasının ve İsa'nın tanrısallığı gibi temel inanç ilkelerinin karara bağlandığı I. İznik Konsili'ne ev sahipliği yapmış kutsal bir şehirdir. Arkeolojik bulgular, bu görkemli bazilikanın Hristiyanlık tarihindeki bu dönüm noktalarına tanıklık ettiğini, hatta inşasından önce yerinde Commodus dönemine ait pagan bir Apollon Tapınağı'nın bulunabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda yapı, paganizmden Hristiyanlığa geçişin en somut mimari kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bazilikanın Hristiyan dünyasındaki asıl ruhani önemi ise erken dönemin en bilinen genç şehitlerinden biri olan Bithynia'lı Aziz Neophytos'a adanmış bir "martyrion", yani şehitlik anıtı olmasından kaynaklanmaktadır. MS 3. yüzyılın sonlarında Nicaea'da soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Neophytos, henüz çok genç yaşlardayken manevi bir çağrı alarak bugün Uludağ olarak bildiğimiz dağda inzivaya çekilmiştir. Ancak Roma İmparatoru Diocletianus'un MS 303 yılında Hristiyanlara yönelik başlattığı katliamlar döneminde inancını savunmak üzere memleketi İznik'e geri dönmüştür. Pagan tanrılarına kurban kesmeyi reddettiği için ağır işkencelere maruz kalan ve inanışa göre vahşi hayvanların önüne atılmasına rağmen yara almayan Neophytos, henüz on beş, on altı yaşlarındayken Romalı askerler tarafından öldürülerek şehit edilmiştir. Ölümünden sonra inananlar tarafından İznik'te defnedilen azizin bedeninin üzerine, Hristiyanlık serbest bırakıldıktan sonra bu devasa bazilika inşa edilmiş ve yapı yüzyıllar boyunca hacıların şifa ve dua aradığı kutsal bir merkez haline gelmiştir.
Yüzyıllar boyunca İznik'in en önemli dini yapılarından biri olarak hizmet veren bu kutsal mekan, MS 740 yılında bölgede meydana gelen şiddetli bir depremle yıkılmış, ardından göl sularının yükselmesiyle tamamen sular altında kalarak bin yıldan uzun bir süre sessizliğe gömülmüştür.
2014 yılında göl kıyısından yirmi metre açıkta ve iki metre derinlikte yeniden keşfedilmesi, dünya çapında büyük bir yankı uyandırmış ve Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından yılın en önemli on keşfinden biri seçilmiştir.
Hristiyan dünyası için taşıdığı bu derin tarihsel ve teolojik anlam nedeniyle yapı, günümüzde Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Papa 14. Leo tarafından ziyaret edilerek onurlandırılmış; gerçekleştirilen bu tarihi ziyaretler bazilikanın Hristiyanlık alemi ve inanç turizmi açısından taşıdığı ekümenik değeri tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. Günümüzde göl suları altında bir zaman kapsülü gibi korunan bu eşsiz anıt, sualtı müzesine dönüştürülme çalışmalarıyla hem inanç tarihine hem de insanlığın ortak mirasına ışık tutmaya devam etmektedir.



Yorumlar